aşk mı dediniz? yanıp gittiğimi görmez misiniz? geride bıraktığım küllerimdir aşk. kiminizin ayaklarının altında geldikçe peşimden siz, kirlenir kiminizin dilinin ucunda konuştukça siz, kirlenir... neyinize...
gözlerimde i s l i c a m y a n s ı m a s ı gözleriniz öldünüz mü yoksa öldüm mü ey nedir...
hayatıma bir anlam yüklemeye çalışıyorum ne zamandır, bilsen... çözdükçe düğümlerini, çözdüklerime dolaşıyorum parmaklarım çizik çizik/kan revan yüreğimi hiç sorma yapayalnız, perîşan... ne yapsam, yoksun yanımda “bir kızıl goncaya benzer dudağın...”...
kimi şeyin derdinde kimi başka bir şeyin mehmet neyin derdinde? siz hâlâ gülümseyin!.. kan, üç beş damla bir şey hayat? kim bilebilir?.. azıcık titreyin hey! sizi de silebilir!.. can...
(Ethem Ruhi Üngör anısına...) ah o kedi...her şeyi o söyledi.tarih yazmak, iz bırakmak anlamsızanlatıyor manzara apaçık her şeyi...bir sokakta yapayalnız bir cesetunutmuşuz sahiplenmeyihayret ki...
kalsam; duvaklar eklenecek arkamdan, kıyamam...ölsem; duvaklar beklenecek arkamdan, kıyamam...kim bilir ne fırtınalar kopacak; sanki kıyamnice düşler sürüklenecek arkamdan, kıyamam!..
........Türkân Saylan hanımefendiye...(çok şey kaybettik kazandırdıklarınıza/kazandıracaklarınıza kefil olan bütün bir ulus olarak...)neler yazmak isterdim bir bilseniz...içimde fırtınalar koparküfürler gırla gider en utanmazından..."uslu" bir yurttaştan "isyankâr"...
tel tel saçlarından dokudum sevgisini gönlümün kına yaktım bakışlarını avuçlarıma topladım dudaklarından en güzel ezgileri taşıyıp sıcaklığını parmak uçlarıma azad ettim, arzuyla bekleyişini ölümün... hadi...